KERPE REHBERİ

Online Kerpe Rehberiniz

 
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

KEFKEN

KEFKEN

    

          

KEFKEN HAKKINDA GENEL BİLGİ

Kefken Marmara Bölgesi, Kocaeli İli ve Kandıra İlçesine bağlıdır. Güneybatısında Kerpe, kuzeydoğusunda Cebeci, Dikili, Çamkonak, güneyinde Kurtyeri-Doğanlar Köyü ile çevrilidir. Kefken ve civarı yeryüzü şekilleri açısından, denizin ortalama birkaç metre yüksekliğinde ufak tepeliklerden oluşur. Yörenin en yüksek noktası, 400 metre yüksekliği ile Kefken - Kandıra arasındaki Baba Tepesidir. Kefken'in tek akarsuyu, Kurtyeri Köyünden başlayıp Kumcağız sahilinde denize dökülen 7,5 km.lik Kumcağız Deresidir. Ayrıca Çamkonak yakınlarında Gizli Göl veya halk arasındaki adıyla Kamış Gölü yer almaktadır. Kefken'in iklimi karadeniz ikliminin özelliklerini taşımaktadır. Kışın kuvvetli batı ve kuzey rüzgarlarının etkisinde kalan yöre, yazın nemli ve sıcaktır. Kıyı boyunca çok çeşitli bitki örtüsü vardır. Ormanlarda meşe, gürgen, kızılcık, kestane, ıhlamur gibi tabi ağaçlar vardır. Bunun yanı sıra Orman Bakanlığının çalışmaları sonucunda değişik yerlerde çam ormanlarıda vardır

KEFKEN EKONOMİSİ

Kefken'in temel geçim kaynağı balıkçılıktır. Yaz sezonunda ise turizm büyük bir kaynaktır. Kefken limanında Balıkçılık Kooperatifi ve Liman Başkanlığı'na bağlı tekneler bulunmaktadır. Sonbaharda palamut sezonunda palamut, lüfer, torik, kofana gibi balık çeşitleri avlanır. Kışın tirol mevsiminde mezgit, kalkan, istavrit, tekir, çinekop ve tırsi yakalanmaktadır. İlkbahar balıkçıların en çok kalkan avladığı dönemdir. Ayrıca Kefken civarında levrek, sardalya, minekop, izmarit, zarzana, aterna, kaya balığı, iskine ve kırlangıç gibi nadir bulunan balıklarda çıkarılmaktadır. Yakalanan balıklar İstanbul, İzmit, Adapazarı ve Bursa'daki balık pazarlarına gönderilmektedir. Ayrıca kum midyesi (cikcik) dış ülkelere ihraç edilmektedir. Kum midyesi İspanya, Fransa, İtalya gibi Avrupa ülkelerinde makarna, pizza gibi yiyeceklerde garnitür olarak kullanılmaktadır.

  

SOSYAL VE KÜLTÜREL YAPISI

Kandıra İlçesinin Karadeniz kıyı yerleşimleri içindeki en gelişmiş yöresi Kefken'dir. Kışın 1,500 olan nüfus yaz aylarında 20,000 civarındadır. Kefken çevre yerleşim birimlerine göre sosyal yönden en geniş imkanlara sahiptir. Pazar günleri halk pazarı kurulmaktadır. İlçenin en büyük ilköğretim okulu olan Kefken İlköğretim Okulu 900-1000 öğrenci kapasitesine sahiptir. Kefken'de lise olmadığından öğrenciler eğitimleri için Kandıra'ya gitmektedirler. Her yıl 1 Temmuz da Denizcilik ve Kabotaj Bayramında protokol eşliğinde Kefken Limanında tören düzenlenmektedir KEFKEN ADASI Ada Karadeniz'e açılan veya boğazlara giriş yapan gemilerin dostu Kefken Adası Deniz Feneri, Cenevizlilerden kalma, kalesi, sayıları 40'ı bulan su kuyuları, Kıyı emniyeti Gemi kurtarmanın 24 saat nöbet tutuğu, teknelerin sığındığı, barındığı limanı, defnelik bir ada görünümünde. Adanın Karadeniz'e göğüs geren kayaları âdete sünger görünümüne bürünmüş. Oluşan küçük adacıklar karabatakların gözlerden uzak teraslanma terası olarak tünedikleri yerler.


Son yıllarda sit alanı olarak değerlendirilmeye başladığı için sivillerin gezisine, pikniğine kapatılmış. Kıyı Emniyeti Gemi Kurtarma görevlilerinin izni ile siz değerli sihirlitur okuyucularına adanın çevresinde yaptığım turu fotoğraflarıyla sunuyorum.
İskeleye yanaşır yanaşmaz rakı yapımında kullanılan kendi kendine yetişmiş anason bitkileri kokuları ile ilginizi çekmeye başlıyor. Defne ağaçlarının hâkimiyetinde ki adada anıt haline gelmiş kimsenin temasıyla karşılaşmadan büyümüş incir ağaçları arasından oldukça bakımlı ünitelerin bulunduğu kalın duvarlı yapıların bulunduğu tepeye çıkıyorum 30 Kasım 1879 tarihinde inşa edilmiş olup sonraki yıllarda yenilenen Deniz Feneri, karadan çekilmiş deniz altı hattı sayesinde elektrikle çalışıyor. Fener ışığı 15 mil uzaklıktan görülebiliyor, Ereğli, Amasra, Trabzon yönüne giden gemilere yön veriyor. Denizden 13 metre yükseklikte, 14 metre kule boyu ile adayı süslüyor. 3 saniyede bir 3 çakıyor 6 saniye dinleniyor...Laf aramızda kalsın Karadeniz'de ada sahilinde temiz denizde 5 dakikacık bile suya girmenin zevki ise kelimelerle anlatılamıyor. Ada çevresi Cenevizliler zamanında yapılmış olan kale surları ile çevrilmiş. Tarihi duvarların iklimsel bazı tahribatlara maruz kaldığı görülüyor. Sahil kesimi haricinde iç bölümler otların ağaçların gölgesinde kalmış. Cenevizliler yağmur sularını biriktirmek için sarnıç amacıyla yapmış oldukları kuyularda bu otlar arasında kalan kalıntılar. Kefken'e bakan yönünde liman arka tarafta, sünger kayaları, sur duvarları, ağaçlar eşliğinde döndüğüm kıyıdaki keçi yolunu takip ederek küçük kumsallı koylar ile ada turu 20 dakikada tamamlanıyor.

Koyların birinde ise yerden 25 cm yükseklikte yetişen bir bitki türü ilgimi çekti ve fotoğrafladım. Nadir yerlerde gördüğüm bu bitkiye yabani kavun deniliyor meyvelerinin boyu 3-4 cm büyüklüğünde tülbentten geçirilip su katılan meyvelerin koklandığında genzi temizleyip sünizite iyi geldiği, zehir kıvamında acı olduğu söyleniyor! DENİZ SALYANGOZU Ülkemizde tüketimi olmamakla beraber, salyangozlar da, cik cik denilen kum midyeleri gibi yurt dışına ihraç edilerek ticari gelir kazandırıyor. Fransa, İspanya, İtalya, Japonya halkı başta olmak üzere salyangozları meze olarak yiyor. Et sote gibi pişirip yemeğini yapıyor. Kefken sahillerinde 50-100 metre açıkta, 0-25 metre derinlikte kayalık zeminde bulunan salyangozlar, kompresörle nargile usulü deniz dibine inen dalgıçlarla bir bir elle toplanıyor. Yıl boyu avlanması serbest olan salyangozlar bazen bir yerde toplanmış oluyor 5-10 metre sahada hiç dolaşmadan 3-4 çuval toplanabiliyor. İşleme fabrikalarına gönderilen salyangozlar yürüyen bant, üzerinde sıcak buharla adata haşlanıyor. Kabuklarından çıkarılıp doğrandıktan sonra 50-100 gramlık kutularda kıyılmış, mantı gibi pişirmeye hazır hale getirilmiş konserveler ihraç ediliyor. Et pişirim sırasında midye gibi kabarıp şişiyor. Yöredeki balıkçılar, deniz salyangozlarını kendi usullerince pişirip yiyorlar, nasıl pişirdiklerini ve bu salyangozların lezzeti mi, yoksa besleyici özelliği için mi tercih edildiklerini sordum. Aldığım cevap "Doğal Viagra" dır. Oldu! Deniz salyangozları kaya midyesi ile besleniyor, balıkların bıraktığı havyarları çok seviyor, hortumuyla emerek yiyor. Salyangozun kendine has bir salgısı var. Yakaladığı midyeyi içine hapsettikten sonra, bu salgıyı çıkartarak midyenin kabuğunun açılmasını sağlıyor. Hortumu ile öyle bir emiyor ki iç kabuk tertemiz kalıyor. Balık yumurtalarına çok zararı olduğu gerekçesiyle balıkçılar Tarım Bakanlığından bu su ürünü avın teşvik edilmesini de bekliyorlar. Algarna denilen tarama aracı ile av yapacak olanlar her yıl balık av yasağının bitiş tarihi olan 01. Eylül'ü bekliyorlar...

Bu İçerik 5738 Defa Okunmuştur